KİŞİSEL GELİŞİM | Odaklanma

DİKKATİN KALİTESİ VE GÜCÜ: ODAKLANMA...

 

Yrd.Doç.Dr. İbrahim İ. ÖZTAHTALI

Türkün Holding Eğitim Danışmanı

 

Odaklanma, bir enerji toplanmasıdır aslında. Bilincimiz açık olduğu sürece zihinsel gücümüzü bir konu, kavram ya da nesne üzerinde yoğunlaştırma olarak da tanımlamak mümkündür. Odaklanma belirleyicidir. Asıl olan, odaklanmanın, her hangi bir şeyi nasıl iyi yapabileceğinizi belirliyor olmasıdır. Bu tanımlardan yola çıkarsak eğer başarının altında yatan önemli iki etkenden biri ortaya çıkar, odaklanma... Peki diğer etken nedir? Bu sorunun cevabı hiç şüphesiz çalışmaktır.  İki kavramı yan yana getirerek sürdürülebilir bir yöntem geliştiren bireylerin her ne konuda olursa olsun başarılı oldukları görülür. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta ise bu iki kavramın aynı anda işletilebilir olmasıdır. Bir birinden bağımsız, ayrı zamanlarda çalıştırılan bu iki kavram işe yarayamaz. Tıpkı bir füzenin ateşlenmesi sırasında kullanılan iki anahtar gibi... Aynı anda çevrilmeli.

Bugün iş hayatımızdan günlük yaşamımıza kadar odaklanma probleminin başımıza iş açmadığı bir alan yok gibidir. Yolda yürürken, araba kullanırken, bir dosyayı incelerken, önemli bir toplantıda yapılan açıklamaları dinlerken... Eğer odaklanamıyorsanız başınız dertte demektir. Çünkü başarının anahtarı odaklanmadır.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımıza giren dijital eğlence araçları, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar kısa bir zamanda etrafımızdaki uyaranların hızla artmasına neden oldu. Doğal olarak da uyaranların sayısı arttıkça hem zaman algımız hızlandı ve zamanı yetiremez olduk hem de dikkatimizin kalitesi ve süresi inanılmaz bir hızla zayıfladı. Parçalanan odak, yaptığımız işin verimliliğini ve başarısını da olumsuz etkiledi.

Bireysel zaman yönetiminin de çekirdeğini oluşturan odaklanmanın kalitesi ve süresi azaldıkça daha sıkılgan, daha verimsiz ve daha mutsuz bir toplum olmaya başladık. İşletmelerde verimliliği ve kaliteyi en çok etkileyen kavramlardan biri olarak odaklanmanın fonksiyonelliğini düşündüğümüzde bunun çalışma dünyası için ne kadar önemli bir konu olduğu, biraz daha belirginleşiyor. Peki çalışma hayatında insanların dikkatlerini zayıflatan en önemli uyaran nedir? Bu sorunun cevabı tabi ki 3D’dir. Dijital Dikkat Dağıtıcılar... Hemen hemen bütün çalışanların cep telefonu olduğu gibi, bunların büyük bir kısmı akıllı telefonlardır. Ve çoğunda bulunan uygulamalar ve sosyal medya programları kısa bir süre sonra bağımlılık yaparak sık sık telefona bakmanıza neden olurken zaten toparlamakta güçlük çekilen odaklanmayı da bölerek verimsizliğe davetiye çıkarmaktadır. Gün boyu önümüzde açık duran bilgisayarlarımız ve internet olanakları da cabası. Gün içinde facebook’ta geçirdiğiniz zamanı veya whatsup’taki gruplarda yapılan gereksiz paylaşımları takip etmek için heba ettiğiniz zamanı hiç düşündünüz mü? Bunları bir araya getirdiğimizde ne denli zaman hızsızları olduğunu da anlayacaksınız. O zaman şöyle bir soru akla geliyor: Dijital kuşatma altında olduğumuz iş hayatımızda bu kuşatmanın zararlarını en aza indirmek için ne yapmalıyız? Her ileti geldiğinde çınlayan telefonun bildirim seslerini kısarak ya da her mail geldiğinde bilgisayar ekranında beliren “Mesajınız var” uyarısını kaldırarak başlayabiliriz işe. Buna karar verdiğinizde diğer önlemleri almak pek de zor olmasa gerek. Gerekli olan tek şey öz disiplindir. Özellikle bireylerin duygusal zekâ parametrelerini geliştirmeleri örneğin, kendi duygu ve düşüncelerinin farkında olması, bunları kontrol altında tutabilmesi, öz motivasyonlarını yüksek tutabilmesi oldukça önemlidir. Odaklanmış bir birey ne yapmak istediğini bilir ve harekete geçer.

Harvard mezunu psikolog Daniel Goleman’a göre iş dünyasında başarılı olabilmek için geliştirilmesi gereken üç tip odaklanma vardır ki bunlardan ilki: Duygu ve düşüncelerimizi kontrol edebilmek’tir. Eğer merak duygunuzu kontrol altında tutabiliyorsanız, her üç dakikada bir telefonunuza bakmayacaksınız demektir. İkincisi: Etrafınızdaki insanların düşünce ve duygularını anlayabilme çabası, yani empatidir. üçüncüsü ise rakiplerinizde ve çalışma alanınızla ilgili dünyada olup bitenleri kavrayabilmektir. Odaklanmadıysanız iş hedeflerinize ulaşamazsınız. 

Odaklanma “an” ile ilgili bir kavramdır. Öyleyse odaklanmanın merkezinde “şimdi” vardır. Her ne yapıyorsanız, o an her neyle ilgileniyorsanız zihinsel ve bedensel enerjinizin bileşenini sadece o işe harcamalısınız. İşte gerçek başarının ortaya çıkışını ancak o zaman izleyebilirsiniz. Odaklanma, zihinsel ve bedensel enerjinin marjinal, optimal kullanımıdır.  Başarılı lider ve çalışanların en iyi bilinen ortak sırrıdır odaklanma. Bunu başarabilmenin ilk adımı farkındalıktır. Kişinin önce kendisini tanıması, dikkatinin kalitesini ve süresini uzatabilmenin kişisel yöntemlerini bulması gerekir. Elbette odaklanma konusunda çok etken var ama bunlar arasında en etkilisi yaptığınız iştir. Eğer yaptığınızı severek, isteyerek yapıyorsanız, odaklanmak bir o kadar kolaylaşıyor.

Hem doğu hem de Batı kültürlerinde odaklanma öğrenilebilen bir kavram olarak tanımlanıyor. Çeşitli meditasyon yöntem ve eğitimleriyle kişinin odaklanmayı öğrenerek dikkatinin kalitesini ve süresini arttırması mümkündür. Zihinsel egzersizler, nefes takibi gibi yöntemler en çok kullanılanlar arasında. 

Bir daha vurgulamak gerekirse İşyerinde odaklanmamızı arttırabilmek için uyaran avına çıkabilir, dikkatinizin dağılmasına engel olabilirsiniz:

Odanızdaki gereksiz, göz alıcı aksesuar ve eşyalardan kurtularak sade bir çalışma ortamı oluşturabilirsiniz.

Açık kapı ve pencere önünden geçen herkese bakmak, selamlarını almak ciddi bir dikkat dağıtıcıdır. Bunları kapalı tutabilirsiniz.

Aydınlık ve beyaz ışıkta çalışmak dikkatin süresini uzatabilir.

Akıllı telefonunuzun bildirim seslerini ve hatta internet bağlantısını kapatabilirsiniz.

Çalışma periyotları belirleyerek molaları sadece bu periyotlar arasında verebilirsiniz.

Telefon görüşmelerinizi sadece amacı kapsamında yapabilirsiniz.

Bilgisayarlarınızın mesaj bildirim konumunu kapatabilirsiniz.

Odaklanmanın ham maddesi enerjidir. Öyleyse enerjiye ihtiyacınız var. Odaklanma enerjisini bulabilmeniz için mutlaka kendinize vakit ayırın, dinlenin ve enerji biriktirin. 

Ha unutmadan kendi odaklanmanızı arttırmaya çalışırken diğer çalışanların odaklanmalarını engelleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmaya da dikkat edelim.

Geri Dön